Organik Formlara Sahip Brütalist Yapı Torres Blancas’a İç Mekan Yenilemesi

Tasarım şirketi Studio Noju, Madrid’in yüksek katlı brütalist yapısı Torres Blancas’ın iki katlı dairesini orijinal daire tasarımıyla ‘sürekli bir diyalog’ kuracak şekilde yeniledi. Mimari bileşenlerin ‘zaman içinde dondurulmasının’ ötesine geçen bir koruma anlayışını benimseyen tasarım konsepti ile kıvrımlı formlara sahip dairenin iç mekanı, farklı ama orijinal halini koruyan bir kimliğe bürünüyor. Öncesinde ‘Gökyüzündeki Villalar’ denilerek satılan ama sonrasında emlak spekülasyonları nedeniyle bir süredir rağbet görmeyen bina, çeşitli bitki ve ağaç türlerinden oluşan küçük bir bahçe ve akışkan ve ferah iç mekanı ile yeniden ilgi çekiyor.

1961 yılında mimar Francisco Javier Sáenz de Oíz tarafından tasarlanan Torres Blancas, cephesinde bombeli balkonlar ve içinde kavisli odalar yaratan silindirik formlara sahip 71 metre yüksekliğinde brüt beton bir kuledir.

Tasarım şirketi brüt yapıya yaptıkları iç mekan müdahalesini şu sözlerle detaylandırıyor; “Torres Blancas gibi bir mimari ikona müdahale etmek kolay bir iş değildi. Bu brütalist simge, konut, ticari ve sivil alanların karma kullanımıyla doğrusal bahçe şehir modelinin dikey uzantısını hayal ederek, yüzyıl ortası toplu konut ütopyalarının örnek bir vaka çalışması haline geldi. Ortak bir sosyal altyapıya sahip toplu konut potansiyelini hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirememiş olsa da, betonarmenin yeni kullanımı ve biçimsel karmaşıklığı ile mimari bir başarı haline gelmiştir.”

400 metrekarelik bir daire için tasarım, ilhamını mimarın bina için ortaya koyduğu orijinal fikirlerden alıyor. Bu sebeple referanslardan kullanılan malzemelere, yapısal bitkinin morfolojisine, renklere ve filtrelenmiş ışığa kadar, proje kararlarının büyük çoğunluğu orijinal projeyi bir başlangıç noktası olarak almış.

Ziyaretçiler daireye, binanın ortak alanlarında kullanılan malzemelerle aynı olan Segovia siyah arduvaz ve şarap kırmızısı panellerin yer aldığı yarı dairesel bir fuayeden giriyor. Açık planlı zemin kat, oturma odasında tekrar eden dairesel açıklıklara sahip ve aynı zamanda bölme görevi gören kıvrımlı beyaz duvarlarla kesintiye uğruyor.

Kulenin geçmişteki birçok tadilatından önce var olan açık mekanları arttırmak ve inşa edildiği tarihten beri doğa ile kurmak istediği ilişkiyi güçlendirmek için birinci kattaki dairenin dış alanı 15 metrekareden yaklaşık 80 metrekareye genişletildi. Tavandan tabana kavisli camlar ve çıtalı kızıl panjurlara sahip cam bölme, 1960’ların iç mekanlarından esinlenen yeşil seramik karolara sahip terasa açılıyor. Terasta yapının kıvrımlı hatlarını takip eden gömme banklar, çeşme ve saksılar bulunuyor.

Torres Blancas’ın silindirik cephesini yansıtan mutfak alanını, ince yeşil tonlu kesintisiz bir özel yapım tezgah oluşturuyor. Işık, orijinal cam tuğlalı renkli pencerelerden yansıyarak pürüzsüz reçine zemini ve metalik duvar aksanlarını aydınlatıyor.

İç mekan müdahalesi, yalnızca biçimsel veya maddi değil, aynı zamanda orijinal cam blok cephenin yaydığı belirgin kehribar ışığı gibi binanın mimarisine yönelik referanslara sahip.

Banyolar, daire boyunca bulunan yuvarlak şekilleri takip eden aplik ışıkları, aynalar ve dolaplarla tamamlanan parlak fayanslardan oluşan ayrı mozaiklerle eğlenceli ve farklı renk kodlarına sahip.

STUDIO.NOJU’nun, binanın orijinal halinin korunmasına yönelik daha nostaljik bir vizyondan uzaklaşıp sadece apartman biriminin iç kısmına değil, binanın bütününe yönelik olarak geliştirdiği iç mekan yenilemesi, tarihin ve çağdaş tasarım detaylarının dengeleyici bütünlüğünü sergiler nitelikte.

 

Proje Yılı: 2022
Lokasyon: Madrid, İspanya
Mimar / Tasarımcı: STUDIO.NOJU
Fotoğraflar: Jose Hevia, Daniel Schafer