İşgalden Sanat Merkezine: 59 Rivoli

Paris denince akla ilk olarak Louvre Müzesi, Orsay Müzesi veya çağdaş sanatın simgelerinden Pompidou Merkezi gelir. Ancak Paris’in çağdaş sanat sahnesinin alternatif yüzünü keşfetmek isteyenler için Rue de Rivoli üzerinde kendine özgü bir durak bulunuyor: 59 Rivoli. Bir zamanlar sanatçılar tarafından işgal edilen bu eski banka binası, bugün sanatın yalnızca sergilenmediği, aynı zamanda üretildiği, ziyaretçilerle hiçbir aracı olmadan buluştuğu ve herkesin ücretsiz olarak gezebildiği bağımsız bir sanat merkezi olarak faaliyet gösteriyor.

Sanatçı: Arthur Capmas | @arthurcapmas
Üst Merdiven Sanatçı: Yenny Paola Ardila | @yepar.arte

59 Rivoli’nin hikâyesi 1999 yılında yaklaşık 15 yıl boyunca boş kalan eski Crédit Lyonnais banka binasının Kalex, Gaspard ve Bruno isimli üç sanatçı tarafından işgal edilmesiyle başlamış. Binaya yerleşen sanatçılar, kısa sürede başka sanatçıların da katılımıyla binayı atölyelere, sergilere ve performanslara ev sahipliği yapan bağımsız bir sanat mekânına dönüştürmüş.

Başlangıçta yasa dışı olan bu girişim, kısa sürede hem Parislilerin hem de medyanın ilgisini çekerek belediyenin ilk etapta sanatçıları tahliye etmesi, ardından kamuoyundan gelen destek sayesinde 2001 yılında Paris Belediyesi’nin binayı satın alması ve kapsamlı bir restorasyon geçirmesiyle sonuçlanıyor ve yenileme çalışmalarının ardından sanatçılar yeniden binaya dönüyor. Böylece 59 Rivoli, alternatif ruhunu koruyarak yasal statü kazanan ve Fransa’dan ve dünyanın dört bir yanından gelen genç ve yetenekli sanatçılar tarafından öz yönetim modeliyle işletilen bir sanat merkezine dönüşüyor.

Bugün 59 Rivoli, altı kata yayılan yaklaşık 30 sanatçı atölyesine ev sahipliği yapıyor. Rue de Rivoli boyunca sıralanan tarihi binalar arasında, sürekli değişen cephesiyle dikkat çeken yapı, balkonlardan sarkan sanat işleri, renkli enstalasyonları ve afişlerle kaplanan dış yüzeyiyle binanın yaşayan bir sanat mekânı olduğunun ilk ipucunu veriyor.

Sanatçı: Francesco Bouhbal | @francesco59rivoli
Sanatçı: Mathieu Makhlouf | @mathieu.makhlouf

İçeri girdiğinizde ise grafitiler, duvar resimleri ve enstalasyonlarla kaplı ikonik sarmal merdiven sizi altı kat boyunca sanatçı atölyelerine taşıyor. Zemin kat ve birinci kat, iki haftada bir yenilenen kolektif sergilere ayrılırken, üst katlarda sanatçıların üretim yaptığı atölyeler yer alıyor.

59 Rivoli’yi diğer galerilerden ayıran en önemli özellik ise ziyaretçilerin yalnızca tamamlanmış eserleri değil, sanatın üretim sürecini de deneyimleyebilmesi. Ressamlar, heykeltıraşlar, illüstratörler ve multimedya sanatçıları çalışmalarını sürdürürken ziyaretçiler onları izleyebiliyor, sohbet edebiliyor, eserleri satın alabiliyor ve eserlerin nasıl ortaya çıktığını yakından görebiliyor. Bir odadan rock müzik yükselirken diğerinden klasik müzik duyulabiliyor. Farklı sanat disiplinlerinin ve seslerin iç içe geçtiği bu atmosfer, 59 Rivoli’yi klasik bir galeriden çok yaşayan bir sanat deneyimine dönüştürüyor.

Sanatçı: Kralova Karin / Kaya | @kkralovart

Louvre Müzesi’ne yürüme mesafesinde yer alan 59 Rivoli, sürekli değişen sergileri, yaşayan atölyeleri ve kuruluşundan bu yana koruduğu bağımsız ruhuyla Paris’in çağdaş sanat sahnesini farklı bir açıdan deneyimlemek isteyenler için şehrin en ilgi çekici duraklarından biri.

Fotoğraflar: Betül Özlem Yılmaz
Kaynak: https://59rivoli.org