Rick Owens x adidas SS27: Modada Giyilebilir İklim

Rick Owens ile adidas, yaklaşık on yıl aradan sonra SS27 sezonu için yeniden bir araya geldi. Paris’te gerçekleşen “Stone” isimli defilede Owens, tasarladığı kişisel klima görevi gören adidas eşofmanları ile çarpıcı bir geri dönüş yakaladı. İki farklı tasarım yaklaşımının yeniden temas kurduğu bu karşılaşma, adidas’ın performans odaklı teknik dili ile Owens’ın dramatik form arayışını bir araya getiriyor ve giysiyi yalnızca estetik bir nesne olmaktan çıkarıp çevresel koşullarla etkileşen bir araca dönüştürüyor. Özellikle artan sıcaklıklar ve değişen iklim koşulları, tasarımların temel meselesi haline gelirken, koleksiyon modanın güncel gerçekliklere nasıl tepki verebileceğini somut bir şekilde tartışmaya açıyor.

Koleksiyonda, adidas’ın Climacool teknolojisiyle donatılmış ve havayı giyen kişinin etrafında doğrudan dolaştıran entegre fanlara sahip şişirilebilir eşofmanlar yer alıyor. Bu fanlar, özellikle aşırı sıcak koşullarda bedenin serin kalmasına yardımcı oluyor. Balon gibi şişen ceketler ve şortlar vücut çevresinde çarpıcı bir şekilde genişleyerek, bir yandan heykelsi bir sanat enstalasyonunu, diğer yandan ise koruyucu giysileri andıran silüetler yaratıyor. Tyvek gibi endüstriyel ve dayanıklı bir malzemeden üretilen giysiler, altına giyilen buz yelekleriyle birlikte düşünüldüğünde, modanın doğrudan iklim krizine yanıt üretme potansiyelini görünür kılıyor.

©adidas

Kullanılan bu fan teknolojisi, aslen Japonya’da açık havada çalışan işçileri serinletmek amacıyla icat edildi ve yakın zamanda Osaka Expo’daki personel tarafından da giyildi. Şimdi ise adidas, bu teknolojiyi Formula 1 pilotları ve 2026 FIFA Dünya Kupası’ndaki futbolcuların kullanımı için uyarlayarak bu sistemi yüksek moda bağlamına taşıyor.

©adidas

Koleksiyon mimari referanslarla da dikkat çekiyor. “Baskı altında zarafet” teması altında hazırlanan 2027 İlkbahar-Yaz erkek giyim koleksiyonunda, Buckminster Fuller’ın tensegrity (gerilim-bütünlük) mimarisinden esinlenerek tasarlanmış köpük dolgulu tozluklar ve elle işlenmiş atletler yer alıyor. Renk paletinde ve kullanılan malzemelerde ise siyah, beyaz, deri, lateks ve teknik kumaşlar ile Owens’ın alışıldık dünyasına sadık kalınmış.

Uzun süredir akademik tartışmalar içinde kalan “iklime uyumlu tasarım” meselesi, bu koleksiyonla birlikte ilk kez bu ölçekte ve bu teknik altyapıyla görünür hale geliyor. Gerçek teknolojilerle desteklenen bu yaklaşım, modanın yalnızca temsil eden değil, aynı zamanda çözüm öneren bir disiplin olabileceğini gösteriyor. Bu koleksiyon, modanın görünmez kılmak yerine meseleleri görünür hale getirdiğinde nasıl derinleştiğini ve anlam kazandığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Kaynak:   dezeen.com    fashionunited.com