Ocak Ayı – Güncel Sergiler

Yeni yılın ilk günlerinde rotasını sanata çevirenler için, Ocak ayının öne çıkan sergilerini derledik…

Pánta Rheî / İşler- Works 2021–2025
Tarih: 02 Aralık 2025–03 Ocak 2026
Yer: Sevil Dolmacı İstanbul

Sevil Dolmacı Gallery, Elvan Alpay’ın son beş yılda ürettiği yeni işlerinden oluşan Pánta Rheî / İşler – Works 2021–2025 sergisine ev sahipliği yapıyor. On yıl aradan sonra gerçekleşen bu kapsamlı seçki, başlığını Herakleitos’un “her şey akar” düşüncesinden alıyor. Sanatçı, “hareket hâlindeki madde” fikriyle resmi bitmiş bir görüntü olmaktan çıkarıp kırılma, buharlaşma, sızma, katılaşma gibi süreçlerin görsel kaydına dönüştürüyor. Tuvallerde kullanılan pigment, akrilik, cam tozu ve ışık gibi malzemeler işlevinin ötesine geçerek fiziksel bir olayın parçasına dönüşüyor. Bu bağlamda resim bir nesne değil, bir “cereyan”, bir oluş hâli olarak izleyiciye sunuluyor.

Pánta Rheî / İşler – Works 2021–2025, Ocak 2026’ya kadar Sevil Dolmacı Gallery’de ziyaret edilebilir.

Gökyüzleri

Tarih: 18 Aralık 2025–17 Ocak 2026
Yer: Pilot Galeri

Gökyüzleri, Serra Tansel’in gökyüzüyle kurduğu çok katmanlı ilişkiye odaklanan yeni eserleri ile mekâna özel ürettiği enstalasyonu bir araya getiriyor. Sergi, gökyüzünü romantize eden geleneksel yorumların ötesine geçerek kişisel ve toplumsal kırılmaların kaydedildiği bir alan olarak ele alıyor. Tansel, gökyüzünü bir gözlem noktası değil; temas eden, sarsılan ve tanıklık eden bir varlık olarak tanımlıyor.

Gökyüzleri, 17 Ocak 2026’ya kadar Pilot Galeri’de ziyaret edilebilir.

Heykel

Tarih: 15 Aralık 2025–18 Ocak 2026
Yer: Dirimart Dolapdere

Dirimart, Tony Cragg’in galerideki ilk kişisel sergisi Heykel’e ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçının bronz, ahşap, alüminyum ve çelikten ürettiği çok biçimli heykellerini bir araya getirirken, Cragg’in son dönem yapıtlarıyla birlikte bu serilere paralel geliştirdiği yeni üretimlerinden bir seçki sunuyor.

Cragg’in uzun yıllardır endüstriyel malzemeler üzerine yürüttüğü araştırmalarının devamı niteliğindeki yapılar, sanatçının geçmiş üretimleri ile güncel yapıtları arasındaki sürekliliği görünür kılıyor. Küçük ölçekli ve anıtsal nitelikteki heykeller, soyutlaşarak heykel sanatının organik ve kasıtlı sınırlarını keşfetmeye davet ediyor. Heykel, 18 Ocak 2026 tarihine kadar Dirimart Dolapdere’de ziyaret edilebilir.

Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz

Boşluklar ve Hayaletler

Tarih: 11 Aralık 2025–31 Ocak 2026
Yer: Zilberman İstanbul

Zilberman İstanbul, Sandra del Pilar’ın kişisel sergisi Boşluklar ve Hayaletler’e ev sahipliği yapıyor. Sergi, parçalanarak susturulan anlatıların, sansürlenerek yeniden inşa edilen hikâyelerin ve çarpıtılmış tarihsel gerçekliklerin izini sürerek tarihin yalnızca arşivlerde değil; bastırılmış kolektif hafızada ve üzeri örtülmüş manzaralarda nasıl yer edindiğini araştırıyor.

Boşluklar ve Hayaletler, müdahale ve yeniden tahayyül pratiklerini bir araya getiren spekülatif bir kavramsal haritayı beş bölüm üzerinden kurguluyor. Yok edilmiş anlatılar ve bastırılmış sesler üzerinden geçmiş ile bugün arasındaki sınırların geçiciliğini görünür kılan sergi, geriye kalan ile kaybolan arasında dolaşan bir alan açıyor. Del Pilar, tarih anlatılarının üzerini örtmek yerine, sessiz boşluklarında ve huzursuz hayaletlerinde kalmayı tercih ediyor; bu alanlar, nasıl hatırladığımızı, unuttuğumuzu ve tahayyül ettiğimizi biçimlendiren bir dinleme alanı sunuyor.

TÖZ

Tarih: 17 Ocak 2026–08 Şubat 2026
Yer: Galata Rum Okulu

Galata Rum Okulu, yeni yılda ‘TÖZ’ başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi; Türkiye’de çağdaş sanatın örgütlenmesi, kurumsallaşması ile müze ve mimarlık üzerine kapsamlı çalışmalar yapmış, sanat kuramcısı, yazar ve küratör olarak bilinen Ali Artun ile çağdaş Türk sanatında disiplinler arası çalışmaları, heykel ve kavramsal eserleriyle tanınan Ahmet Yiğider’i bir araya getiriyor.

TÖZ sergisi, mimarlığın akılcılığın ötesindeki diline işaret eden bir alana vurgu yaparak, aşağıdaki metinle sunuluyor:

“Töz, bir şeyin doğasıdır, özüdür. Mimarlığın tözü, kökenleri işlevsel değildir. Şiirseldir, büyülüdür, gizemlidir. Sembolleri, anlamları sınırsız olan göksel sayılardır ve formlardır. Bu semboller mimarlığa özgü bir dil, bir gramer oluşturur. Ve mimarlık binlerce yıl bu dille kendini ifade etmiştir. İşte TÖZ, hafızalarımızda saklı kalmış bu dille yazılmış denemelerdir. Aklın ötesindeki imgesel bir mimarlığa işaret eder.”

Sergi, 17 Ocak-08 Şubat 2026 tarihleri arasında Galata Rum Okulu’nda sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Kara Tahta Serisi – Kuş / Blackboard Series – The Bird, 2022

Tabula Rasa

Tarih: 25 Aralık 2025–14 Şubat 2026
Yer: Galeri 77

Gayane Avetissian, Tabula Rasa’da “boş levha”yı bir yokluk hali olarak değil; bilincin ortaya çıkışından önce dahi kalıtımsal hafıza, kişisel deneyim ve kültürel izlerle yüklü, paradoksal bir alan olarak ele alıyor. Sergi, kimliğin nasıl oluştuğunu, içselleştirildiğini ve yaşantı yoluyla nasıl yeniden kurulduğunu sorguluyor.

Avetissian’ın kavram odaklı pratiğinde biçim, çizgi ve renk içerikle birlikte doğrudan ilişki içinde gelişir. Sabit bir üslup yerine soyutlama, primitivizm, realizm ve neo-dışavurumculuk arasında dolaşan akışkan bir görsel dil benimsenir. Tabula Rasa, dönüşümü doğrusal bir ilerleme değil, kimliğin sürekli yazıldığı, silindiği ve yeniden kurulduğu döngüsel bir “oluş” hâli olarak ele alıyor; bu bağlamda “boş levha”nın her şeyden önce boş olmaktan uzak olduğunu hatırlatıyor.

Sergi, 14 Şubat 2026’ya kadar Galeri 77’de ziyaret edilebilir.

Nokta: Evrende Bir İz

Tarih: 20 Ocak 2026–20 Şubat 2026
Yer: Ekavart Gallery
Küratör: Derin Demircioğlu

EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı, heykellerinde ruhsal, mitolojik ve kadim bilgilerden yola çıkarak farklı boyutların bilinmezlerini araştıran Mimar-Heykeltıraş Neslihan Demircioğlu’nun, ‘Nokta: Evrende Bir İz’ başlıklı kişisel sergisini 20 Ocak-20 Şubat 2026 tarihleri arasında Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşturuyor.

Küratörlüğünü Derin Demircioğlu’nun üstlendiği sergi an’a odaklanıyor. Sanatçı için nokta; bütünlüğü, kozmozu, hiçliği ve hepliği, geçmiş ve gelecekten bağımsız, an’a ait bir kavramı temsil ediyor. Nokta kimi zaman genişleyip çoğalan, kimi zaman kendi merkezine çekilen bir forma dönüşüyor. Sanatçı bilinç aracılığıyla nokta ötesine geçmeyi ve varoluşun sonsuzluk bilgisini araştırıyor.

MAYZU: Hindistancevizi ve Muz Veren Ağaç, 2022. Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz

Kadife Bakış

Son Tarih: 12 Nisan 2026
Yer: Arter
Küratör: Emre Baykal

Nilbar Güreş’in Türkiye’deki ilk kurumsal kişisel sergisi Kadife Bakış, sanatçının insan ile insan olmayan, gerçek ile kurmaca, temsil ile soyutlama arasındaki sınırları muğlaklaştıran pratiğine odaklanıyor. Sergi, Güreş’in erken dönem işlerini yeni eserleriyle bir araya getirerek resim, gravür, kolaj, fotoğraf, heykel ve videodan oluşan kapsamlı bir seçki sunuyor.

Eleştirel ve muhalif bir hikâye anlatıcılığıyla şekillenen üretimler; insanları, hayvanları, bitkileri ve mitolojik öğeleri iç içe geçen ve dönüşen ilişkiler ağı içinde bir araya getiriyor. Toplumsal cinsiyet normlarını sorgulayan yeni söz dağarcıkları yaratma yönünde güçlü bir potansiyel taşıyan eserler, karşıtlık ve çatışma üzerine kurulu yerleşik düşünme biçimlerini beklenmedik bağlantılarla yerinden ediyor.

Kadife Bakış, Nilbar Güreş’in yirmi beş yılı aşkın sanat pratiğine geniş bir çerçeve açarak, sanatçının üretimini biçimlendiren görsel ve düşünsel katmanların izini sürmeye olanak tanıyor.