Dünyaca Ünlü Mimarlık Ofislerinden Açıklanan Konsept Tasarımları – Nisan’26

Dünyaca ünlü mimarlık ofislerinin güncel konsept projelerini bir araya getirdiğimiz Nisan 2026 seçkisinde, yeni kentsel gelişim alanlarından stadyum dönüşümü önerilerine, sanat müzelerinden ibadet yapıları ve kültür kurumlarına uzanan çeşitli kapsamda projeler karşımıza çıkıyor. Skidmore, Owings & Merrill (SOM), Edward Peck Design, Büro Ole Scheeren, X Architects ve Kengo Kuma & Associates imzalı bu projeler; farklı ölçek ve programlarda geliştirilen mimari yaklaşımları bir araya getiriyor.

Alatau Iconic Complex and Gateway District | Skidmore, Owings & Merrill (SOM)

Görsel: Skidmore, Owings & Merrill (SOM)

SOM tarafından Kazakistan’ın güneydoğusunda planlanan Alatau kenti için geliştirilen Alatau Iconic Complex and Gateway District, yeni yerleşimin ekonomik ve kentsel odağını tanımlayan simgesel bir gelişim alanı. Almatı yakınlarında konumlanan proje; 272 metre yüksekliğinde ofis ve konut programlarını içeren bir gökdelen ile 80 metre yüksekliğinde lüks bir oteli bir araya getiriyor. Tamamlandığında ana kule, bölgenin en yüksek yapısı olacak ve yeni kentin siluetinde belirleyici bir rol üstlenecek.

Görsel: Skidmore, Owings & Merrill (SOM)

Yakındaki Trans-Ili Alatau sıradağlarından ilham alan kademeli ve kama biçimli form, her katta dış teraslarla ve peyzajla güçlü bir ilişki kuruyor. Merkezi atriyumlar doğal ışığı derin planlara taşırken panoramik manzaraları iç mekâna dahil ediyor. Yüksek performanslı cam cepheler ve gölgeleme stratejileriyle desteklenen yapıların zemininde ise perakende, kültür ve etkinlik alanlarını barındıran çok katlı bir podyum ile kamusal açık alanlar yer alıyor.

Chicago Bears | Edward Peck Design

Görsel: Edward Peck Design

Edward Peck Design tarafından geliştirilen Chicago Bears stadyum konsepti, NFL takımının Chicago’da kalmasını teşvik etmek amacıyla mevcut Soldier Field’ın yeniden ele alınmasına yönelik bir öneri sunuyor. Tasarım, tarihi stadyum yapısının korunarak yarı saydam bir ETFE çatıyla örtülmesini, kapasitenin artırılmasını ve komplekse yıl boyunca aktif kalacak yeni işlevler eklenmesini öngörüyor. Bu yaklaşım, yeni bir yapı inşa etmek yerine mevcut altyapının dönüştürülmesi üzerinden kentsel bir çözüm öneriyor.

Görsel: Edward Peck Design

Proje kapsamında stadyum çevresinde oluşturulan teras alanı, Lake Shore Drive ve demiryolu hatlarının üzerini örterek yeni bir kamusal platform oluşturuyor. Kamusal meydanlar, restoranlar ve su ulaşımı bağlantılarıyla desteklenen tasarım, kompleksi yalnızca maç günlerinde değil yıl boyunca yaşayan bir kentsel merkez olarak yeniden tanımlıyor.

Róng Museum of Art | Büro Ole Scheeren

Görsel: Buro Ole Scheeren, TMRW, Atchain, Frontop & Bezier

Büro Ole Scheeren tarafından Çin’in Shenzhen kentinde tasarlanan Róng Museum of Art, görsel kültüre odaklanan bir müze projesi. Shenzhen Bay Kültür Parkı yakınında konumlanan yapı, sergi mekânı barındırmasının yanı sıra, teknoloji, kültür ve kamusal alan arasında ilişki kuran daha geniş bir kompleks olarak kurgulanmış. Müze, merkezi bir çatı pencereli avlu etrafında çevrelenen beş bloktan oluşuyor.

Görsel: Buro Ole Scheeren, TMRW, Atchain, Frontop & Bezier

Birbirine bağlanan heykelsi hacimler, yükseldikçe ölçek değiştiren kıvrımlı formlarıyla akışkan bir kütle kompozisyonu oluşturuyor. Parametrik olarak tasarlanmış cam tüplerle kaplanan cephe, hem güçlü bir görsel kimlik yaratıyor hem de gölgeleme ve doğal havalandırmaya katkı sağlıyor.

Grand Mosque Riyadh | X Architects

Görsel: X Architects

X Architects tarafından Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde tasarlanan Grand Mosque Riyadh, Diriyah bölgesindeki büyük ölçekli kentsel dönüşümün önemli bir parçası. Wadi Hanifah kıyısında konumlanan kompleks, ibadet mekânları, kamusal avlular, yeşil alanlar ve toplumsal kullanımlarla çeşitli programları bir araya getiriyor. Proje, geleneksel değerleri çağdaş bir mimari dille yeniden yorumlayan bir yaklaşıma sahip. Najdi mimarisinden ilham alan dokulu kafes cepheler ve üçgen açıklıklar, gün ışığını filtreleyerek iç mekânda güçlü bir atmosfer oluşturuyor.

Görsel: X Architects

Kademeli minare ve gölgeli geçiş alanlarıyla tanımlanan giriş kurgusu, ziyaretçileri merkezi meydan etrafında organize edilen mekânlara yönlendiriyor. Eğitim, ibadet ve sosyal kullanım alanlarını bir arada sunan yapı, farklı ölçeklerde kamusal etkileşimi destekleyen bütüncül bir dini merkez olarak tasarlanıyor.

National Gallery London | Kengo Kuma & Associates

Görsel: Kin Creatives

Kengo Kuma & Associates tarafından BDP ve MICA işbirliğiyle geliştirilen National Gallery London eklentisi, müzenin tarihindeki en kapsamlı dönüşüm adımlarından biri. Londra’daki galeri kompleksinin yeni kanadını oluşturacak yapı, genişleyen koleksiyon için yeni sergi alanları oluşturmayı ve müzenin kamusal erişimini güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, uzun vadeli dönüşüm stratejisinin önemli bir bileşeni olarak konumlanıyor.

Görsel: Kin Creatives

Cam açıklıklar, peyzajla bütünleşen giriş alanları ve Portland taşıyla tanımlanan kademeli kütle kompozisyonu, yapının kentle kurduğu ilişkiyi güçlendiriyor. Kamusal alanlara ve çatı bahçesine açılan düzenleme, ziyaretçilere daha davetkâr bir deneyim sunarken, iç mekânda sade ve dengeli bir sergi dili benimseniyor.