Akbank İzmir Özel Bankacılık

Mimarlık Ofisi: Novos Studio
Projenin Yeri: Konak – İzmir
Proje Tipi: Ofis
Proje Yılı: 2025
Web Sitesi: novos.studio
Fotoğraflar: @egemenkarakaya

Proje Künyesi / Metni

Konak’ta, Gazi Osman Paşa Bulvarı’ndan girilen ve uzun cephesi yeşillikler içinde yer alan Aziz Polikarp Katolik Kilisesi’ne bakan özel bankacılık yapısı, önündeki meydan ve çevresindeki kentsel boşlukla güçlü bir kavramsal ilişki kurmayı amaçlar. Yapı, bu açıklığı iç mekâna taşıyarak özel bankacılık deneyimini içe dönük bir mahremiyetle kurgularken, aynı zamanda çevresiyle süreklilik hâlinde olan bir mekânsal ilişki önerir.

Projenin ana tasarım referansını, antik Pompeii konutlarında görülen merkezi atrium etrafında kurgulanan mekânsal tipoloji oluşturur. Bu konutlarda giriş kapısı genellikle dar bir koridora açılır ve ziyaretçiyi, evin odak noktası ve misafirlerin kabul edildiği ana mekân olan atriuma yönlendirir. Sosyal yaşamın merkezinde konumlanan ve “evin kalbi” olarak tanımlanan bu boşluk, projede çağdaş bir yorumla yeniden ele alınarak iç mekânın ana odak noktasına dönüştürülmüştür.

Bu mekânsal kurguya paralel olarak, projede girişten itibaren içeri doğru daralan bir geçiş sekansı kurgulanmış; ziyaretçi, kontrollü ve mahremiyeti güçlendiren bir koridor aracılığıyla iki kat yüksekliğindeki atriuma yönlendirilmiştir. Atriuma ulaşıldığında mekân aniden genişleyerek, iç mekânda bir meydan hissi yaratır. Bu ardışık kurgu, antik Pompeii evlerindeki doğal mekânsal akışı günümüz bankacılık bağlamında yeniden yorumlayarak, karşılayıcı, temsil gücü yüksek ve dengeli bir mekânsal deneyim sunar.

Atrium etrafında konumlanan görüşme odaları, operasyon birimleri, yönetici ofisleri ve lounge alanları; görsel ve fiziksel sürekliliği destekleyen bütüncül bir organizasyon içinde ele alınmıştır. Birimlerin atriuma açılması, mekânın toplanma alanı olarak algılanmasını güçlendirirken, özel olarak tasarlanan aydınlatma elemanları bu merkezi boşluğu vurgular. Zeminde kullanılan terrazzo kaplama ise, atriumun dış mekânın devamı olarak ele alınmasına gönderme yaparak iç ve dış arasındaki sınırı bilinçli biçimde belirsizleştirir.

Giriş koridoru ve atrium cephesini tanımlayan iki kat yüksekliğindeki ahşap yüzeyler, plan düzleminde gerçekleştirdikleri kırılma hareketiyle merkezde kurgulanan meydan hissini güçlendirir. Bu yüzeyler, mekânsal yönlenmeyi tariflerken aynı zamanda Akbank’ın özel bankacılığa yönelik kurumsal tasarım ilkelerini malzeme seçimi üzerinden sürdürür. Kullanılan malzeme dili ve detay yaklaşımı ise yapının bulunduğu bağlama duyarlı, sade ve rafine bir mimari ifade geliştirmeyi hedefler.

Bu mimari çerçeveye eklemlenen sanat eserleri, projeye yalnızca estetik bir katkı sunmakla kalmaz; mekânın deneyimsel katmanını güçlendiren ve kullanıcıyı iç mekân boyunca yönlendiren odak noktaları olarak kurgulanır. Atriumdan girilen ve ziyaretçiler için özel olarak tasarlanan görüşme odaları ise, yeşil bir bant aracılığıyla sokaktan ayrıştırılarak kamusal alan ile özel bankacılık mekânı arasında hem görsel bir derinlik hem de mahremiyeti önceleyen kontrollü bir geçiş alanı tanımlar.

Akbank İzmir Özel Bankacılık Projesi, çalışanlara yönelik çalışma alanları ile ziyaretçiler için tanımlanan bekleme ve görüşme mekânlarını, ortak bir mekânsal kurgu ve hiyerarşi içinde ele alır. Antik Pompeii konutlarının mekânsal hafızasından beslenen bu yaklaşım, güncel bankacılık programının gerektirdiği işlevsel ve temsilî ihtiyaçları çağdaş bir iç mimari yorumla bir araya getirerek, kullanıcılara sakinlik, süreklilik ve ayrıcalık duygularını önceleyen bütüncül bir mekânsal deneyim sunmayı amaçlar.

Bu bağlamda proje, tipoloji, mekânsal hafıza ve temsil kavramlarını birlikte ele alarak, tarihsel bir referansın mekânsal ilkelerinden beslenen güncel bir yorum sunar. Atrium etrafında kurgulanan organizasyon, bankacılık mekânını yalnızca işlevsel bir iç mekân olarak ele almakla kalmaz; kamusal ile özel, gündelik kullanım ile temsil arasındaki ilişkileri tanımlayan dengeli ve süreklilikli bir mekânsal kurgu ortaya koyar.