Müzik dünyasının en prestijli ödül töreni kabul edilen Grammy Ödülleri, 2026 yılında mekânsal kurgusu ve sahne tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. 1 Şubat’ta Los Angeles’taki Crypto.com Arena’da düzenlenen 68. Grammy Ödülleri’nin sahne tasarımını, beşinci kez New York merkezli Yellow Studio üstlendi. Stüdyonun kurucusu Julio Himede liderliğinde geliştirilen bu yılki tasarımda, mekânı aktif bir hareket alanına dönüştürmek hedefleniyor.

Grammy’nin ikonik simgesi olan gramofon, 2026 sahne tasarımının çıkış noktası olmuş. Sahnenin merkezine yerleştirilen, büyütülmüş ve soyutlaştırılmış altın gramofon; “modern heykelsi” görünümüyle mekânın görsel odağı hâline geliyor. Oyulmuş köpükten yapılmış olan huni formundaki kornası, sunucuların ve sanatçıların sahneye giriş yaptığı altın bir tünel görevi görüyor; aynı zamanda sahnenin arka planında mimari dekor olarak etkileyici bir görünüm sağlıyor.

2026 Grammy sahnesinin en güçlü yönlerinden biri, adayların bulunduğu alanın kurgusu. Devasa arena ölçeğine rağmen, mekân samimi bir kafe atmosferiyle tasarlanmış. 56 adet üç veya dört kişilik küçük yuvarlak masaların bulunduğu alanda alçak oturma düzeni ve dolaşımı teşvik eden boşluklar sayesinde sunucu Trevor Noah’ın adaylarla doğrudan temas kurabildiği, kameranın ise bu etkileşimi kesintisiz takip edebildiği akışkan bir ortam yaratılmış. Bu iç mekân düzeniyle izleyicinin sanatçılarla yakın bir ilişki kurması sağlanmış.
Renk ve malzeme paleti de bu samimi hissi destekleyecek biçimde seçilmiş. Açık kil ve pembe tonlarından koyu pas ve yanık sienna renklerine uzanan sıcak terrakotta paleti, mekânın tamamını kaplıyor. Tek renk gibi görünen bu palet, aydınlatmalar sayesinde tören boyunca dört farklı atmosfere bürünüyor. Masalarda kullanılan sarı çiçekler ise renk paletiyle uyumlu olarak alanın canlılığını artırıyor.

Kullanılan yivli ve içten aydınlatmalı cam yüzeyler sahneyi yarı saydam bir kabuk gibi çevrelerken, halı içlerine gizlenmiş yukarı yönlü aydınlatmalar ve Jeff Andrews Design tarafından Studio M iş birliği içinde tasarlanan opal cam masa lambaları mekandaki lounge–kafe atmosferini güçlendiriyor.
Önceki törenlerden geri dönüştürülen masalar, bu yıl üstlerine yapılan sahte mermer efektiyle yeniden kullanılmış. Özel tasarım halılar, taş dokulu vinil kaplama duvarlar ve altın detaylı mobilyalar ile sahne ve izleyici arasında görsel bir süreklilik kurulmuş. Grafik tasarım dili ise İngiliz içerik stüdyosu Hello Charlie ile birlikte geliştirilerek, ekrandaki görüntülerle fiziksel mekân arasında kesintisiz bir ilişki sağlanmış.

Yellow Studio’nun 2026 Grammy tasarımı, seyirciyle bağ kurmayı önceleyen bir yaklaşımı benimsiyor. Üç saatlik canlı yayın boyunca izleyicinin sanatçılarla olan yakınlığının korunması hedeflenen kurgu, Grammy Ödülleri’ni müziğin birlikte kutlandığı kolektif bir deneyime dönüştürüyor.
Fotoğraflar: Kristina Bakrevski








Yorum Yazın!