Dünyaca ünlü mimarlık ofislerinin üzerinde çalıştıkları mimari projelerin konsept aşamalarını paylaştığımız serinin Eylül ayı seçkisinde kamusal alan, mevcut kent dokusuyla kurulan ilişki, iklim duyarlılığı ve yeni kullanım senaryoları öne çıkan başlıklar arasında. MAD Architects, Zaha Hadid Architects (ZHA), BIG (Bjarke Ingels Group), Orms Architecture ve MVRDV imzalı projelerin yer aldığı seçkide, farklı coğrafyalarda konumlanan projeler günümüz mimarlığının değişen ihtiyaçlarına ve güncel yönelimlerine ışık tutuyor.
Danshuis Dance Center | MAD Architects

MAD Architects, Rotterdam’ın liman bölgesinde yer alan ve 1923 yılında inşa edilen eski Provimi deposunu bir dans merkezine dönüştüreceği Danshuis projesinin güncellenen tasarımını paylaştı. Mevcut art deco yapıya eklenen dalgalı cam cepheli yeni hacim, bir dansçının rüzgârda hareket eden eteğinden ilham alıyor. Binanın dört katını birbirine bağlayan sarmal merdivenin yer aldığı yeni fuayeyi çevreleyen şeffaf cephe, gün boyunca değişen ışığı, gökyüzünü ve Maas Nehri çevresindeki manzarayı yansıtarak hareket fikrini yapının mimari kimliğinin merkezine taşıyor.

Profesyonel ve amatör düzeyde farklı dans disiplinlerini tek çatı altında buluşturmayı hedefleyen merkezde dans stüdyoları, spor salonu, sergi alanları, kafe, performans salonları, kamusal bir salon ve nehre açılan teraslar yer alacak. İç ve dış mekân arasındaki sınırları şeffaflık ve hareket üzerinden yeniden yorumlayan proje, MAD’ın yakın zamanda eski bir depo yapısından dönüştürdüğü Fenix Göç Müzesi ile mekânsal bir diyalog kuruyor. Avrupa’nın dansın üretimi ve gelişimine adanmış en büyük merkezlerinden biri olması hedeflenen Danshuis’in 2030 yılında açılması planlanıyor.
Baku Expo Center | ZHA

ZHA, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de mevcut Baku Expo Center çevresinde geliştirilecek 198 hektarlık yeni kentsel bölgenin masterplanını tasarlamak üzere seçildi. Zaha Hadid Architects’in Haydar Aliyev Merkezi’nin ardından kentte gerçekleştireceği ikinci büyük proje olan plan, Bakü’nün son yıllardaki nüfus artışına yanıt veren farklı konut tipolojilerini; eğitim, kültür, sağlık, ticaret ve rekreasyon işlevleriyle bir araya getiriyor.

Master planın temelini, arazide bulunan yaklaşık 18.000 ağacın % 92’sinin korunmasını öngören kapsamlı bir peyzaj ve mikro iklim stratejisi oluşturuyor. Yeni Expo Center uzantısı ve kongre salonunun çevresinde şekillenen merkezi meydan; kültür yapıları, kafeler, restoranlar ve kamusal dinlenme alanlarını bir araya getiriyor. Yeşil çatılar ise, yağmur suyu yönetimine ve yapıların soğutma ihtiyacının azaltılmasına katkı sağlıyor.
Francisco de Vitoria University (UFV) Campus | Bjarke Ingels Group (BIG)

BIG, Madrid’in yakınındaki Pozuelo de Alarcón’da bulunan Francisco de Vitoria Üniversitesi kampüsünü, akademik ve sosyal yaşamı bir araya getirmeyi amaçlayan iki yeni yapıyla genişletiyor. Merkez İdare Binası ve Akademik Merkez’den oluşan proje, öğrenciler, öğretim üyeleri ve personel için daha açık ve geçirgen bir kampüs ortamı öneriyor. Merkez İdare Binası, düşük karbonlu betondan inşa edilen dört eğimli hacimden oluşurken; Akademik Merkez, doğrusal bir kütleden türetilen üçgen planıyla otuz derslik ve hibrit eğitim alanına ev sahipliği yapıyor.

Proje, eğitim ve çalışma alanlarını avlular, meydanlar, teraslar ve yaya güzergâhlarıyla bütünleştirerek iç ve dış mekânlar arasında kesintisiz bir akış kuruyor. Zemin katın büyük ölçüde açık bırakılması, meydanı yaya yollarına bağlayan gölgeli ve geçirgen bir fuaye oluştururken; teraslar ve açık dolaşım hatları öğrenme mekânlarını peyzaja doğru genişletiyor. Doğal ışık, çapraz havalandırma ve esnek mekân organizasyonunun öne çıktığı tasarımda fotovoltaik panellerle yenilenebilir enerji üretimi de destekleniyor.
BT Tower | Orms Architecture

Orms Architecture, Londra’nın simge yapılarından BT Tower’ı Amerikalı otel işletmecisi MCR için otele dönüştürmeye hazırlanıyor. 177 metre yüksekliğindeki kuleyle birlikte bitişiğindeki podyum ve Howland Binası’nı da kapsayan dönüşüm, mevcut mimari karakterin korunarak yapıya yeni işlevler kazandırılmasına odaklanıyor. Otel programı; konaklama birimlerinin yanı sıra mağaza, bar, restoran ve ortak kullanım alanlarıyla destekleniyor. Gerekli izin süreçlerinin ardından inşaatın 2029 yılında başlaması ve BT Tower’ın yeni işleviyle 2033 yılında yeniden açılması planlanıyor.

Podyum çatısında önerilen halka açık yüzme havuzu, kulenin silüetini farklı bir açıdan deneyimleme imkânı sunarken çevredeki kamusal alanların da yeniden düzenlenmesi öngörülüyor. Uzun süredir erişime kapalı olan üst bölümün ziyaretçilere açılmasıyla BT Tower’ın kentle kurduğu ilişki yeniden güçlendiriliyor. Mimari ofis, bu yaklaşımıyla yapının modern mimarlık ve iletişim tarihindeki simgesel kimliğini koruyarak onu daha kamusal ve güncel bir kullanımla yeniden yorumluyor.
Woma | MVRDV

MVRDV, Miami’nin Wynwood Norte bölgesinde planlanan karma kullanımlı WOMA projesinin tasarımını açıkladı. Uribe Schwarzkopf ve Miami merkezli proje mimarı Kobi Karp ile işbirliği içinde geliştirilen proje, eski bir kahve kavurma tesisinin bulunduğu alanda, mahallenin endüstriyel geçmişi ile sanat, moda ve yaratıcı üretim etrafında şekillenen güncel kimliğini aynı mimari dil içinde buluşturmayı amaçlıyor. Birbiri üzerine yerleştirilmiş daha küçük hacimlerden oluşan kütle düzeni, çevredeki alçak katlı ve parçalı kent dokusunun ölçeğini devam ettirirken; tekstil dokularından ilham alan cephe desenleri ile mavi, yeşil, turuncu, kırmızı ve gümüş tonları Wynwood’un moda üretimi ve sokak sanatı geçmişine gönderme yapıyor.

163 konutun yanı sıra ofisler, ortak çalışma alanları, perakende birimleri ve kültürel mekânların yer aldığı projede, kamusal yaşam yapının merkezinde. Binanın sokaktan geri çekilmesiyle oluşturulan peyzaj alanı, geniş merdivenlerle üst kotta bulunan merkezi meydana bağlanıyor. WOMA, konut ve çalışma işlevlerinin ötesinde Wynwood Norte’nin yaratıcı topluluğunu destekleyen yeni bir sosyal merkez olmayı hedefliyor.
Kaynaklar: archdaily.com, dezeen.com









Yorum Yazın!