Lève Office Bar

İtalyan mimar Fabio Fantolino imzalı Lève Office Bar, 1960’ların ofis iç mekânlarından ilham alıyor. Konsol sandalyeler, ahşap paneller, aynayla kaplı yüzeyler, krom detaylar ve deri döşemeler, savaş sonrası Amerika’da inşa edilen iş yerlerinin estetiğine ve kültürüne gönderme yapıyor. Torino şehir merkezinde bulunan ve geçmişi 1920’lere uzanan yapı, yenileme öncesinde biri kafe, diğeri kitapçı olarak kullanılan iki ayrı birime bölünmüştü. Fantolino’nun müdahalesiyle bu iki bölüm, retro çalışma ortamlarına referans veren üç bağlantılı alandan oluşan tek bir iç mekâna dönüştürüldü. Kahvaltıdan öğle yemeğine, kahve molalarından aperitivo saatlerine kadar günün farklı zamanlarına eşlik eden Lève Office Bar’da, bu üç bölüm açık plan ofis kavramını farklı mekânsal ve malzeme kullanımlarıyla yorumluyor.

Lève Office Bar’ın şehir merkezinde çalışan profesyonellere hizmet etmesi amaçlanmış. Bu nedenle Fantolino, tasarımı retro ofisler teması etrafında şekillendiriyor. Mimar, referans dönemi olarak 1960’ların seçilmesini, o yıllarda ofislerin prestijli ve özenle tasarlanmış çalışma alanları olarak görülmesiyle açıklıyor. “Ofis bar” kavramının ise günümüzdeki çalışma biçimlerini yansıttığını belirtiyor.

Girişte, paslanmaz çelik bar tezgâhı yer alıyor. Arkasındaki koyu kırmızı emaye duvar tezgâhı öne çıkarırken, toprak ve kum tonlarındaki balıksırtı döşeme çeliğin soğuk etkisini yumuşatıyor. İkinci mekânın eşiğinde bu döşeme yerini yeşil reçine zemine bırakıyor. Çift kat yüksekliğindeki bu bölümde paslanmaz çelik, aynalar ve krom detaylar; ceviz ahşap paneller ve deri döşemelerle bir araya getirilmiş. Yeşil reçine zemin alt kat boyunca devam ederken, krom ve deri Mart Stam S33 sandalyeler ile kırmızı masa tablaları 1960’ların ofis iç mekânlarına yapılan göndermeyi güçlendiriyor. Asma katın altında ise aynalı panellerle kaplanan alçak tavan, ofislerde sık kullanılan asma tavan sistemlerini farklı bir biçimde yorumluyor.

Asma kat, savaş sonrası Amerika’da ortaya çıkan açık plan ofis düzenine yapılan göndermenin en belirgin olduğu bölüm. Yüksek sırtlı, buklet kumaşla kaplı kanepelerin sırt sırta yerleştirilmesiyle kabin benzeri bölümler oluşturulmuş. Bu düzen, 1960’larda kapalı ofislerin yerini almaya başlayan modüler çalışma birimlerini hatırlatıyor. Ancak buradaki bölücüler, çalışma sırasında mahremiyet sağlamak yerine konuklar için daha samimi ve düzenli alanlar yaratıyor. Kırmızı laminat ve ahşap panellerle çevrelenen asma katta ince metal detaylar ve retro esintili sarkıt lambalar kullanılırken; alt kattaki duvar aplikleri ile asma tavana entegre edilen ışıklı paneller de 1960’ların ofis estetiğini devam ettiriyor.

Mekân genelinde nötr renk paletine yeşil, kırmızı ve hardal sarısı tonları eşlik ediyor. Emaye yüzeyler, parlak krom, paslanmaz çelik, ahşap ve deri arasındaki malzeme karşıtlıkları üç alan boyunca devam ederken, aydınlatma da bu yüzeylerin gün içindeki değişen görünümünü öne çıkarıyor. Alt kattaki ışıklı tavan ızgarası, 1960’ların ofislerinde kullanılan gömme floresan aydınlatmalara gönderme yapıyor.

Fantolino, tasarımdaki amacını 1960’lara geri dönülmüş hissi veren, adeta bir zaman makinesine giriliyormuş izlenimi yaratan sürükleyici bir atmosfer oluşturmak olarak açıklıyor.

Proje Yılı: 2026
Lokasyon: Torino, İtalya
Mimar/Tasarımcı: Fabio Fantolino
Fotoğraflar: Luca Argenton